Mustafa GÜRELLİ Kişisel Web Sayfası
  Ataturk
  Ata Sozleri
  Türkler Hakkında
      Türkler nasıl Müslüman oldu?
      ŞAMANİZM
      OTAĞ
      AŞURE
      NAZAR BONCUĞU
  Turk Ata Sozleri
  Asiklopedik Bilgiler
  DEYİMLER
  Dini Bilgiler
  Camiler
  Cesmeler
  Kopruler
  Turbeler
  Mezar Taşaları ve Hazireler
  Saat Kuleleri
  Hanlar
  Hamamlar
  Medreseler
  Su Kemerleri
  Kervansaraylar
  Kaleler
  Kaplıcalar
  Anıtlar
  Kiliseler
  Müzeler
  Özel Mekanlar
  Mesire Yerleri
  Ören Yerleri
  Edebiyat ve Siir
  Guzel Sozler
  Fıkralar
  Hikayeler
  Türk Sanat Müzigi
  Turkiye
  Asırlık Agaclar
DUYURULAR  

Peşrefli Köyü Roma Köprüsü – Peşrefli – ( Tire )

Peşrefli Köyü Roma Köprüsü – Peşrefli – ( Tire ) Tire’nin ROMA... devam »

Çoban Dede (Sungurlu Cüneyd Bey ) Türbesi – (Ödemiş )

Çoban Dede (Sungurlu Cüneyd Bey ) Türbesi – (Ödemiş ) Beylikler Dön... devam »

KILCI MEHMET AĞA CAMİİ – BADEMLİ –ÖDEMİŞ

KILCI MEHMET AĞA CAMİİ – BADEMLİ –ÖDEMİŞ İzmir’in Ödemiş il... devam »

Yunus Emir Camii - Tire

... ... İzmir Tire Yunus Emir Camii bahçesindeki ağaçlar.. Resimler... devam »

Muhtelif Ağaçlar - Manisa

Manisa'nın çeşitli yerlerindeki Ağaçlar Resimler 16.07.2013 Tarihinde çek... devam »

Şehabeddin Sivasi Türbesi – ( Selçuk )

Şehabeddin Sivasi Türbesi – ( Selçuk ) Selçuk ilçe merkezindeki tür... devam »

TARİHİ ÇULLU CAMİSİ - KARABURUN

TARİHİ ÇULLU CAMİSİ - KARABURUN İzmir ilinin Karaburun ilçesinde il... devam »

PATLICANIN BİLİNMEYEN FAYDALARI

PATLICANIN BİLİNMEYEN FAYDALARI Patlıcan pek çok yemeklerde kullanılan... devam »

İğnedere Köyü Köprüsü – ( Menemen)

İğnedere Köyü Köprüsü – ( Menemen) İzmir İli Menemen İlçesi İ... devam »

GÜVENDİK MESİRE YERİ -MİLLİ PARKI - URLA

GÜVENDİK MESİRE YERİ -MİLLİ PARKI - URLA İzmir ili, Urla ilçesi, Ç... devam »

BOZDAĞ YAYLASI ve MERMEROLUK–ÖDEMİŞ

BOZDAĞ YAYLASI ve MERMEROLUK–ÖDEMİŞ İzmir’in Ödemiş ilçesine ba... devam »

GÖLÇÜK YAYLASI – ÖDEMİŞ

GÖLÇÜK YAYLASI – ÖDEMİŞ İzmir ili, Ödemiş llçesi, Bozdağ Belde... devam »

MEZAR TAŞLARI HAKKINDA

Türklerde Mezar Taşları Ziyaret olunan yer manasında olan, ölü gömülen... devam »

ERYTHRAİ (ILDIRI) -ÇEŞME

Çeşme’nin 20 km kuzey doğusunda yer alan Ildırı köyünün antik dönemde... devam »

YAHYA HAYATİ BEY KÖŞKÜ -BAYRAKLI

İzmir ili, Bayraklı ilçesi, Bayraklı , Karşıyaka yolu üzerinde eski Bayra... devam »

CUMA NEDEN MÜBAREK GÜNDÜR?

CUMA NEDEN MÜBAREK GÜNDÜR? Cuma'nın kelime anlamı toplanmak, bir araya g... devam »

MERKEZ (ÇARŞI ) CAMİ - ALİAĞA

ÇARŞI CAMİ - ALİAĞA İzmir ili, Aliağa ilçesi, Kültür Mahallesi... devam »

BERGAMA MÜZELERİ

Bergama Müzesi, İzmir’in Bergama ilçesinde 1936 yılından beri hizmet vere... devam »

Fuar Saat Kulesi

FUAR SAAT KULESİ: İzmir Enternasyonal Fuarı’nın (İEF) düzenlendiği Kül... devam »

Çikolatanın faydaları hakkında bilgi

Çikolatanın faydaları hakkında bilgi Çikolatanın faydası, içinde b... devam »

Ekrem Akurgal Seramik Eserler Salonu - Konak İZMİR

İzmir Arkeoloji Müzesi'nde kronolojik bir sıra ile düzenlenmiş olan ve Tür... devam »

İzmir Arkeoloji Müzesi Bahçesi - İzmir

İzmir Arkeoloji Müzesi İzmir Arkeoloji Müzesi ilk olarak 1924 yılında... devam »

Göçürülmüş Makamlar

Göçürülmüş Makamlar Bir makamı, kalıbını bozmadan asıl yerinden ba... devam »

Yaşam İçin Önemli Bilgiler

.. İnsan yaşamını kolaylaştırmak için bilinmesi gereken ve uygulandı... devam »

KLAZOMENAİ ANTİK KENTİ ZEYTİN İŞLİĞİ -URLA

Klazomenai İzmir Körfezi'nin güney sahil şeridi üzerinde, İzmir'in 38 km b... devam »

Kızıl Kilise- (Bergama)

İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan Kızıl Kilise (Serapis Mabedi-Kızıl Avl... devam »

Hasan Ağa Parkı - BUCA

Hasan Ağa Parkı, Buca'da bulunan, İtalyan asıllı Levanten işadamı Aliotti... devam »

ALSANCAK GARI - MERKEZ

James Watt ın ilk buharlı lokomotifi icat etmesinden 72, Liverpool-Manchester... devam »

ASANSÖR - DARİO MORENO SOKAĞI - MERKEZ

İzmirin Güzelyalı semtinde bulunan Tarihi Asansör ve Asansöre çıkan Dario... devam »

HALİL RIFAT PAŞA KÖŞKÜ -MERKEZ

Halil Rıfat Paşa caddesi son duraktan asansöre giden yolun köşesinde 19 yü... devam »

Doğa mucizesi süt dünyanın en yararlı içeceği

Doğa mucizesi süt dünyanın en yararlı içeceği Yarım litresi 5 kilogr... devam »

Zeytinyağı faydalımı? zeytinyağı faydaları zararları

Bu çeşit bir diyetin özellikleri sayılırken en başta ömrün uzatığına... devam »

LİPİD DÜŞÜRMEK İÇİN ZEYTİNYAĞI

LİPİD DÜŞÜRMEK İÇİN ZEYTİNYAĞI Zeytinyağı sağlıklı lipid düş... devam »

SAĞLIK İÇİN ZEYTİNYAĞI

*Bugün dünyanın en önemli kanser ilacı köpek balığı kıkırdağıdır.... devam »

Gilâburu böbrek taşını eritiyor!

Gilaburu, tabiattan gelen bir şifa kaynağı... Ağrısız sancısız böbrek t... devam »

Atatürk Anıtı –BERGAMA –KOZAK YAYLASI- BAĞYÜZÜ KÖYÜ

Türkiye deki Atatürk anıtlarının en farklısı BERGAMA – KOZAK YAYLASI ... devam »

Balçova Kaplıcaları - (Merkez)

İzmir il merkezinin yakınında, İzmir-Çeşme yolunun 4. km. den 1 km. içeri... devam »

Kanuni Kervansarayı- (Çeşme)

İzmir ili Çeşme ilçe merkezinde, deniz kıyısında bulunan bu kervansaray k... devam »

Pollio Su kemerleri - SELÇUK

Ephesosta yapılan kazılar sırasında çeşitli dönemlere ait çeşmeler ile... devam »

Hatuniye Medresesi -(Merkez)

İzmir Anafartalar Caddesinde bulunan bu medreseyi yanındaki cami ile birlikte... devam »

Çukurhan - Bergama

İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bu hanın kitabesi günümüze gelemediği... devam »

Çandarlı Kale Çeşmesi – Çandarlı – DİKİLİ

.. İzmir ili, Dikili İlçesi, Çandarlı Beldesi, Çandarlı Kalesinin heme... devam »

MENEMEN İLÇESİ

Menemen, İzmir ilinin bir ilçesidir. İzmir merkeze (Konak) 33 km. uzaklıktad... devam »

KARAKADI MECDETTİN CAMİ -TİRE

Karakadı Caminin bânisi, Karakadı Mecdettin dir. İpekçiler Mahallesinde bul... devam »

KONAK SAAT KULESİ

İzmir Konak Meydanındaki Saat Kulesi, eski Sarıkışla önünde bulunuyordu.... devam »

Atatürk Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Atatürk Hakkında bilinmesi gereken 30 konu; 1 - ATA LAFINI SEVMEZDİ -Atat... devam »

URLA İLÇESİ

.. Ege Bölgesi'nin tüm özelliklerini taşıyan Urla, İzmir'in batısında... devam »

KİMLERE SELAM VERİLMEZ

1 – Başkalarıyla alay eden kimselere, 2 – Açıktan yalan söyleyen vey... devam »

CENAB-I HAKK’IN HANGİ İSMİNE AYNASINIZ ? ( Eş aile ilişkisi )

Cenab-ı Hakk , insanı güzel isimlerine ayna yapmıştır. Acaba hiç düşün... devam »

Allah’ın 99 ismi Esmâ-i Hüsnâ sırrı

Akademisyenler ve doktorlar bu konuda hemfikir. Mesela sabırsız biri ‘Ya Sab... devam »

SOR BAKALIM

Cumhuriyetin ilanından sonra, İstanbulda bir resepsiyon verilir. Tüm Dünya... devam »

BAL VE TARÇIN

ÖNSÖZ *Bal ve Tarçın karışımının birçok hastalıklara iyi geldiği sa... devam »

ŞADIRVAN CAMİİ -MERKEZ

ADRES: Şadırvanaltı Camii: Ahmet Ağa Mahallesi Şadırvanaltı Mevkii 91... devam »

MANZUM ATA SÖZLERİ - I

Bizden evvel gelmiş ulular pirler, Dinle bak; hisse al, ne söylerler? Her ne... devam »

EN YAŞLI AĞAÇLAR

... Dünya üzerindeki en yaşlı ağaçlar Ağaçlar dünya üzerinde... devam »

SIĞACIK CAMİ - SEFERİHİSAR

İzmir ili, Seferihisar ilçesi, Kaleiçi mevki, Sığacık Mahallesi 31 sokak n... devam »

KANIMIZ

KANIMIZ ve KAN GURUPLARI Tek damlası bile değerli olan,damarlarımızda ta... devam »

HACI SİNAN CAMİ – BAYINDIR

İzmir ili Bayındır ilçesi, Cami mahallesinde bulunan cami Osmanlı dönemi e... devam »

ULU CAMİ - BERGAMA

Adres: Ulu Cami Mahallesi Eski Kozak Caddesi Türkeli Sokak - Bergama - İzm... devam »

ATATÜRK DİYOR Kİ...

Atatürk ün çeşitli zamanlarda söylediği sözleri böyle bir çalışma ile... devam »


Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  Üye Kayıt   |  Üye Giriş   |  İletişim   
AŞURE

İslam inancında bu günde birçok önemli olayın meydana geldiğine inanılır ve bu güne kıymet atfedilir.
"Aşura" ne demektir? Sorusuna şöyle diyebiliriz. Aşura arapçada "onuncu" demektir. Yani bugün aşura günü, deyince bugün onuncu gün demek oluyor.. Neyin onuncu günü dersek Muharrem ayının onuncu günüdür. Kuranı Kerim'de Fecr suresinde geçen ve üzerine yemin edilen 10 gecenin Muharremin ilk 10 günü olduğu tefsirlerde yer almaktadır. Aşure, (Aşura) Arapça’da 10 manasına gelen "aşara" kelimesinden türemiştir. Sözcüğün Sâmî diller arasında ortak bir sözcük olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, sözcük (ve gün) Musevilik inancında Büyük Kefaret Günü için kullanılmıştır. Hüseyin bin Ali ve beraberindeki 72 kişi hicri 61'de Muharrem'in onuncu gününde (10 Ekim, 680) Kerbelâ'da Yezid'in ordusunca katledilmiştir.
Musevilerin de bu günü oruçla geçirdikleri, İslam peygamberi Hz. Muhammed bin Abdullah’ın bu günde oruç tutmayı tavsiye ettiği, Yahudilere benzememek açısından orucun Aşure günü ile bir gün öncesi veya bir gün sonrası ilâve edilerek tutulması gerektiği bildirilmektedir.

Şiîlik inancında Aşûre Günü
Bahreyn'deki Muharrem Mâtemi törenleri sırasında Şiîler kendilerini zincirlerle döverlerken.
Şiî inancında Aşûre Günü'ne, diğer İslam mezheplerinin atfettiği önemin dışında bir önem verilir. İnanca göre Şiîlik'te önemli bir figür olan İslam peygamberi Muhammed'in torunu İmam Hüseyin Kerbelâ'da muharrem ayının onuncu gününde şehit edilmiştir. Muharrem ve Safer aylarını matem ayları olarak kabul ederler. İki ay boyunca düğün ve benzeri eğlenceler yapılmaz, mâtem günlerinde taziye meclisleri düzenlenerek mersiyeler okunur, ihsan yemekleri verilir. Bazıları için her ayın onuncu günü Aşuradır; kelime Muharrem ayında işlenen Hüseyin cinayetinden sonra tutulan geleneksel yasın diğer adı olarak yerleşmiştir. Türkiye'deki en büyük anma merasimi İstanbul Halkalı'daki Aşura Matem Merasimi'nde yapılır. Bu tören Aşura gününü en iyi şekilde anlatması yönünden UNESCO tarafından en iyi Aşura Merasimi seçilmiştir; ayrıca törende yapılan Aşura tiyatrosunun ve izleyicinin sayısı bakımından da Guinness Rekorlar Kitabına girmeye aday olmuştur. Anadolu'da çeşitli hububatlardan pişirilen, Aşure Nuh tufanı ile ilgili bir rivayet dolayısıyla yapılır. Rivayete göre gemidekilerin yiyecekleri tufan boyunca bitmiş, erzak çuvallarının dibinde kalan az miktardaki yiyecekler tek bir kazan içerisinde birleştirilerek yemek yapılıp yenmiştir.

Alevî inancında Aşûre Günü ve Muharrem Mâtemi
Muharrem Mâtemi: Şiîler, Muhammed Mustafa'nın torunu Hüseyin Seyyîd’ûs-Şuhedâ'nın Yezid bin Muâviye'nin Ordusu tarafından şehit edilmesinin anısına, kendilerini zincirlerle döverken. (Malir, Karaçi, Sind Eyaleti, Pakistan) Alevîlerde, Hüseyin'in Kerbelâ'daki acısı başta olmak üzere On iki İmamlar'ın acılarını anmak ve anlamak için Muharrem Mâtemi tutulur. Muharrem Matemi'nin amacı: Bu türlü acıların bir daha yaşanmaması için gerekli olan insanlık değerlerini ve Alevî öğretisini özümsemektir. Matem süresince bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez, kurban kesilmez ve et yenmez. Matem boyunca hiçbir canlıya eziyet edilmez. Kimsenin kalbini kırmamak, dili ile kimseyi incitmemek, kimse hakkında dedikodu yapmamak Mâtem Orucu'nun temel ilkesidir. Sağlığı yerinde olanlar oruç tutarlar. Matemden amaç, kendine eziyet yapmak değil, kötülük ve katliamların bir daha olmaması adına anmak ve unutmamaktır. Kerbelâ katliamında hasta olması nedeniyle İmam Zeynel Abidin'in kurtulması ve Ali'nin soyunun devam etmesi nedeniyle de Allah'a şükredilir. Bu nedenle Muharrem Mâtemi, Aşûre geleneği ile biter. 12 gün orucun ardından Aşûre Günü yapılır. 12 değişik malzemeden oluşan Aşûre yenilir ve dağıtılır.
Bunun dışında Aşure Günü'nde gerçekleştiğine inanılan dini açıdan önemli bazı rivayetler bulunmaktadır.



Aşure günü meydana geldiği çeşitli dini kaynaklarda yer alan 10 hadiseye şöyle bir bakacak olursak:

1. Hz Âdem ve Hz Havva'nın tövbesinin kabul olması:
Hz. Âdem ve Hz Havva'nın şeytanın aldatılmasıyla cennetten çıkarılması üzerine Dünya’ya indiklerinde; bir müddet ayrı olarak dünya üzerinde dolaştılar. Hz. Âdemin Hindistan'a Seylan (Serendib) adalarına, Hz Havva'nın ise Hicaz'da Cidde'ye düştüğü söylenir. Aradan 200 sene kadar geçtikten sonra Arafat ovasında buluştular. Kuran-ı Kerim'de geçtiği haliyle Hz. Âdem Allah'tan bir takım kelimeler öğrenerek eşiyle birlikte tevbe etti. (Bakara, 2/37.ayet). Allah da onların tövbelerini kabul etti. Rivayetlere göre o gün muharremin 10.günüydü.

2. Hz Nuh'un gemisi tufandan kurtulması:
Hz. Nuh, kavmine sözünü geçiremeyince Allah'tan aldığı emirle bir gemi yapmaya başlamıştı. Gemiyi yaparken bir yandan taciz ediliyor bir yandan son bir denemeyle insanları kurtuluşa çağırıyordu. O Gün geldi, Nuh peygamber inanları gemiye doldurdu, oğlu geride kalanlardan oldu. Gemiye binmedi. Allah'ın izniyle yağmur aylarca yağdı, sanki gök delindi. Her yanı su bastı. Sonra Allah, göğe suyunu tutmasını, yere de suyunu yutmasını emreyledi. Gemi Cudi’ye oturdu. (Kuran-ı Kerim, 11/44). Bu olay muharremin onuncu günüydü. Ve Nuh gemide kalan erzakla bir kazan yemek yaptı. İşte o yemek de bugünkü "aşure yemeği" dir.

3. Hz İbrahim'im Nemrud'un ateşinden kurtulması:
Kral Nemrut, Hz. İbrahim'in tebliğini, bütün kudretine rağmen engelleyemeyince, Hz. İbrahim'i ibretlik gösteri olsun diye, ateşe atmaya karar vermişti. Günlerce hazırlık yapıldı ve devasa bir odun yığını oluşturulup ateşe verildi. Hz. İbrahim'i de bir tepeden mancınıkla ateşin ortasına fırlatacaklardı. Çünkü ateş o denli büyüktü ki ortaya onlarca kilo kalorilik bir ısı açığa çıkmakta bu da ateşe yaklaşmayı enikonu imkânsız kılmaktaydı. Hz İbrahim, ateşe fırlatırken, ateş Allah'tan aldığı emirle İbrahim için serin ve selamet oldu (Kuran, 21/69) ve Hz İbrahim’i yakmadı. O gün de yine aşure günüydü.

4. Hz. İdris Peygamber’in Göğe yükseltilmesi:
İslam âlimlerinin belirttiğine göre, İdris’in asıl adı “Uhnuh”dur ki, Kitab-ı Mukaddes’te “Honuk” olarak geçer.
Kitab-ı Mukaddeste de Hz. İdris için şu bilgilere yer verilmiştir: “Hanok/İdris) toplam 365 yıl yaşadı. Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı." (Tekvin/Yaratılış, 5/23-24)
"Biz onu pek yüce bir yere yükselttik" ayetinin anlattığı konuda iki görüş bulunmaktadır.
a) Bu, menzil ve rütbe bakımından yükseklik anlamındadır. Nitekim Cenâb-ı Hak. Hz. Muhammed (s.a.s)'e de: "Senin şanını da yükselttik" (inşirah, 4) buyurmuştur. Çünkü Allah Teâlâ Hz. İdris (a.s)'ı peygamberlikle şereflendirip ona, otuz sahife indirmişti. O, kalemle ilkyazı yazan; yıldız ve hesap ilminden ilk anlayan kişi ve İlk defa elbise biçip diken ve giyen de o idi.
b) Bundan murat, mekân bakımından onu, yüce bir mevkie yükseltmektir. Bu görüş, daha uygundur. Çünkü, "mekân" kelimesiyle birlikte zikredilen "yükseltme" işi, derece bakımından değil de mekân bakımından yükseltme olur. (Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 15/371-372)
Hz. İdris'in de Hz. İsa a.s gibi göklere yükseltildiği ve hayatta olduğu kabul ediliyor. Nitekim bir rivayette "Dört zat vardır ki: hala hayattadır. Bunlardan Hızır ve İlyas yerde, Hz. İsa ve Hz. İdris de gökte hayat sürmektedirler." (Bilmen, Ömer Nasuhi, Tefsir, 4/2034) denilmektedir.

5. Hz. Musa'nın firavundan kızıl denizden geçerek kurtulması:
İktidar hırsı, Nemrud'un olduğu gibi Firavun'unda gözünü karartmıştı. Firavun Hz. Musa'ya ve ona inanlara aman vermiyor, onların ülkeden çıkıp gitmelerine bile izin vermiyordu. Allah'tan hicret emri gelince Musa inananları toplayıp Mısır'dan çıktı. Fakat firavun büyük bir orduyla peşlerinden gidiyordu. Kızıldeniz'in kenarında Firavun, Hz. Musa’yı sıkıştırdı (ğını zannediyordu). Gerisi Kuran'da şöyle anlatılıyor: Bunun üzerine Musa'ya: Asanla denize vur; diye vahyettik. Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu. Ötekileri de buraya yaklaştırdık. Musa'yı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtarmış olduk. Sonra ötekileri suda boğduk. Şüphesiz, bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değildirler. Ve hiç şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir. (Şuara Suresi, 63-68)

6. Hz. Yakub’un gözlerinin açılması ve oğluna kavuşması:
Hz. Yakub, oğlu Hz. Yusuf'u kardeşlerinin oyunuyla kaybedince öyle üzülmüş ve ağlamıştı ki göz pınarları kurumuş ve gözlerine perde inmişti. Oğul hasretinden yanan kalbi seneler sonra Yusuf'unu bulmasıyla mesrur olmuş ve o vakit gözleri de açılmıştı. Hz. Yusuf'un Babası Hz. Yakub ile yıllar sonra buluşması da rivayetlere göre muharrem ayının onuncu günü olmuştur. Kuran'da baştan sona kıssa olarak anlatılan tek olaydır ve Yusuf Suresinde yer almaktadır. Daha ayrıntılı bilgi için Yusuf suresine bakabilirsiniz.

7. Hz. Eyüb'ün hastalıktan kurtulması:
Günümüz Türkçesinde "Eyüp Sabrı" diye bir tabir vardır. Bu Hz. Eyüb'ün bela ve musibetlere karşı gösterdiği sabır ve metanetten kaynaklanan bir deyimdir. Hz. Eyüb'e bir hastalık gelmişti. O bu hastalığı bile bir nimet görüyor ve sabrediyordu. Fakat hastalığın diline kadar yayılmasıyla artık konuşamaz olmuştu. Bu da Allah'ı zikirden alıkoyuyordu. İşte ancak o zaman Eyüp peygamber Allah hastalığını gidermesi için dua etti: "Ey rabbim; bir hastalık bana dokundu. Sen merhametlilerin en merhametlisisin." (21/83). Baştan ayağa hastalıklı bir adam olmasına rağmen "bana bir hastalık dokundu" diye tevazu ediyor. O ki bir peygamber... Adeta şifa dilemeye yüzü yokmuş gibi davranıyor sanki. İşte budur iman, sabır ve teslimiyet. Hz. Eyüb’ün hastalıktan kurtulup şifa bulması da Muharrem’in onuna yani Aşure gününe rastlıyor.

8. Yunus Peygamberin, balığın karnından kurtulması:
Hz. yunus kavmine söz geçiremiyordu. Allah'tan da henüz bir talimat gelmemişti. Hz yunus bir yandan millete söz geçiremediği için depresif bir ruh haline bürünüyor bir yandan da halkın yaptığı iğrençliklere sinirleniyor, buna artık dayanamıyordu. Belki de Allah'tan kavmi için gelecek belanın kendisi için de olacağını düşünüyordu. Yurdundan çıkmaya karar verdi. Fakat Allah çıkmasıyla ilgili her hangi bir emir vermemişti. Hz. Yunus bindiği gemiye uğursuzluk getirdiği diye okyanusa atıldı. Bir balık onu yuttu, daha büyük bir balık da o balığı yuttu. Gece olduğunda Yunus peygamber tam dört karanlığın içindeydi. Kendisini yutan balığın, o balığı yutan balığın, okyanusun karanlığının ve gece karanlığının. Kuranda bu konuda şöyle denir: Karanlıklar içinde «Sen’den başka hiçbir ilâh yoktur. Sen’i tenzîh ederim. Gerçekten ben, zâlimlerden oldum!»” (el-Enbiyâ, 87) Allah bu duayı kabul etti. O gün aşure günüydü. Ve Yunus Peygamber balığın karnından kurtuldu.

9. Hz. İsa'nın Allah tarafından dünyadan çekilmesi:
Hz İsa, bozulmuş Yahudi toplumunu hakka çağırmaktan sonuç alamamış, üstüne üstlük tutuklanıp nice işkencelerden geçmişti. Hz. İsa'nın topu topu 12 inanmış adamı vardı. Bunlar Kuran-ı Kerim’de havariler diye geçmektedir. Kur’an, Hz. İsa’nın öldürüldüğü ve çarmıha gerildiği tezini reddetmektedir.
O öldürülmemiş, çarmıha gerilmemiştir. Allah onu kendi katına “ref” etmiş, yüceltmiş ve yükseltmiştir (4/Nisâ, 157-158). “Allah buyurmuştu ki: ‘Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz Bana olacak. İşte o zaman ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda Ben hükmedeceğim.” (3/Âl-i İmrân, 55).

10. Hüseyin bin Ali ve beraberindekilerin katledilmesi:
Hüseyin bin Ali ve beraberindeki 72 kişi hicri 61'de Muharrem'in onuncu gününde (10 Ekim, 680) Kerbelâ'da Yezid'in ordusunca katledilmiştir.