Mustafa GÜRELLİ Kişisel Web Sayfası
  Ataturk
  Ata Sozleri
  Türkler Hakkında
      Türkler nasıl Müslüman oldu?
      ŞAMANİZM
      OTAĞ
      AŞURE
      NAZAR BONCUĞU
  Turk Ata Sozleri
  Asiklopedik Bilgiler
  DEYİMLER
  Dini Bilgiler
  Camiler
  Cesmeler
  Kopruler
  Turbeler
  Mezar Taşaları ve Hazireler
  Saat Kuleleri
  Hanlar
  Hamamlar
  Medreseler
  Su Kemerleri
  Kervansaraylar
  Kaleler
  Kaplıcalar
  Anıtlar
  Kiliseler
  Müzeler
  Özel Mekanlar
  Mesire Yerleri
  Ören Yerleri
  Edebiyat ve Siir
  Guzel Sozler
  Fıkralar
  Hikayeler
  Türk Sanat Müzigi
  Turkiye
  Asırlık Agaclar
DUYURULAR  

Peşrefli Köyü Roma Köprüsü – Peşrefli – ( Tire )

Peşrefli Köyü Roma Köprüsü – Peşrefli – ( Tire ) Tire’nin ROMA... devam »

Çoban Dede (Sungurlu Cüneyd Bey ) Türbesi – (Ödemiş )

Çoban Dede (Sungurlu Cüneyd Bey ) Türbesi – (Ödemiş ) Beylikler Dön... devam »

KILCI MEHMET AĞA CAMİİ – BADEMLİ –ÖDEMİŞ

KILCI MEHMET AĞA CAMİİ – BADEMLİ –ÖDEMİŞ İzmir’in Ödemiş il... devam »

Yunus Emir Camii - Tire

... ... İzmir Tire Yunus Emir Camii bahçesindeki ağaçlar.. Resimler... devam »

Muhtelif Ağaçlar - Manisa

Manisa'nın çeşitli yerlerindeki Ağaçlar Resimler 16.07.2013 Tarihinde çek... devam »

Şehabeddin Sivasi Türbesi – ( Selçuk )

Şehabeddin Sivasi Türbesi – ( Selçuk ) Selçuk ilçe merkezindeki tür... devam »

TARİHİ ÇULLU CAMİSİ - KARABURUN

TARİHİ ÇULLU CAMİSİ - KARABURUN İzmir ilinin Karaburun ilçesinde il... devam »

PATLICANIN BİLİNMEYEN FAYDALARI

PATLICANIN BİLİNMEYEN FAYDALARI Patlıcan pek çok yemeklerde kullanılan... devam »

İğnedere Köyü Köprüsü – ( Menemen)

İğnedere Köyü Köprüsü – ( Menemen) İzmir İli Menemen İlçesi İ... devam »

GÜVENDİK MESİRE YERİ -MİLLİ PARKI - URLA

GÜVENDİK MESİRE YERİ -MİLLİ PARKI - URLA İzmir ili, Urla ilçesi, Ç... devam »

BOZDAĞ YAYLASI ve MERMEROLUK–ÖDEMİŞ

BOZDAĞ YAYLASI ve MERMEROLUK–ÖDEMİŞ İzmir’in Ödemiş ilçesine ba... devam »

GÖLÇÜK YAYLASI – ÖDEMİŞ

GÖLÇÜK YAYLASI – ÖDEMİŞ İzmir ili, Ödemiş llçesi, Bozdağ Belde... devam »

MEZAR TAŞLARI HAKKINDA

Türklerde Mezar Taşları Ziyaret olunan yer manasında olan, ölü gömülen... devam »

ERYTHRAİ (ILDIRI) -ÇEŞME

Çeşme’nin 20 km kuzey doğusunda yer alan Ildırı köyünün antik dönemde... devam »

YAHYA HAYATİ BEY KÖŞKÜ -BAYRAKLI

İzmir ili, Bayraklı ilçesi, Bayraklı , Karşıyaka yolu üzerinde eski Bayra... devam »

CUMA NEDEN MÜBAREK GÜNDÜR?

CUMA NEDEN MÜBAREK GÜNDÜR? Cuma'nın kelime anlamı toplanmak, bir araya g... devam »

MERKEZ (ÇARŞI ) CAMİ - ALİAĞA

ÇARŞI CAMİ - ALİAĞA İzmir ili, Aliağa ilçesi, Kültür Mahallesi... devam »

BERGAMA MÜZELERİ

Bergama Müzesi, İzmir’in Bergama ilçesinde 1936 yılından beri hizmet vere... devam »

Fuar Saat Kulesi

FUAR SAAT KULESİ: İzmir Enternasyonal Fuarı’nın (İEF) düzenlendiği Kül... devam »

Çikolatanın faydaları hakkında bilgi

Çikolatanın faydaları hakkında bilgi Çikolatanın faydası, içinde b... devam »

Ekrem Akurgal Seramik Eserler Salonu - Konak İZMİR

İzmir Arkeoloji Müzesi'nde kronolojik bir sıra ile düzenlenmiş olan ve Tür... devam »

İzmir Arkeoloji Müzesi Bahçesi - İzmir

İzmir Arkeoloji Müzesi İzmir Arkeoloji Müzesi ilk olarak 1924 yılında... devam »

Göçürülmüş Makamlar

Göçürülmüş Makamlar Bir makamı, kalıbını bozmadan asıl yerinden ba... devam »

Yaşam İçin Önemli Bilgiler

.. İnsan yaşamını kolaylaştırmak için bilinmesi gereken ve uygulandı... devam »

KLAZOMENAİ ANTİK KENTİ ZEYTİN İŞLİĞİ -URLA

Klazomenai İzmir Körfezi'nin güney sahil şeridi üzerinde, İzmir'in 38 km b... devam »

Kızıl Kilise- (Bergama)

İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan Kızıl Kilise (Serapis Mabedi-Kızıl Avl... devam »

Hasan Ağa Parkı - BUCA

Hasan Ağa Parkı, Buca'da bulunan, İtalyan asıllı Levanten işadamı Aliotti... devam »

ALSANCAK GARI - MERKEZ

James Watt ın ilk buharlı lokomotifi icat etmesinden 72, Liverpool-Manchester... devam »

ASANSÖR - DARİO MORENO SOKAĞI - MERKEZ

İzmirin Güzelyalı semtinde bulunan Tarihi Asansör ve Asansöre çıkan Dario... devam »

HALİL RIFAT PAŞA KÖŞKÜ -MERKEZ

Halil Rıfat Paşa caddesi son duraktan asansöre giden yolun köşesinde 19 yü... devam »

Doğa mucizesi süt dünyanın en yararlı içeceği

Doğa mucizesi süt dünyanın en yararlı içeceği Yarım litresi 5 kilogr... devam »

Zeytinyağı faydalımı? zeytinyağı faydaları zararları

Bu çeşit bir diyetin özellikleri sayılırken en başta ömrün uzatığına... devam »

LİPİD DÜŞÜRMEK İÇİN ZEYTİNYAĞI

LİPİD DÜŞÜRMEK İÇİN ZEYTİNYAĞI Zeytinyağı sağlıklı lipid düş... devam »

SAĞLIK İÇİN ZEYTİNYAĞI

*Bugün dünyanın en önemli kanser ilacı köpek balığı kıkırdağıdır.... devam »

Gilâburu böbrek taşını eritiyor!

Gilaburu, tabiattan gelen bir şifa kaynağı... Ağrısız sancısız böbrek t... devam »

Atatürk Anıtı –BERGAMA –KOZAK YAYLASI- BAĞYÜZÜ KÖYÜ

Türkiye deki Atatürk anıtlarının en farklısı BERGAMA – KOZAK YAYLASI ... devam »

Balçova Kaplıcaları - (Merkez)

İzmir il merkezinin yakınında, İzmir-Çeşme yolunun 4. km. den 1 km. içeri... devam »

Kanuni Kervansarayı- (Çeşme)

İzmir ili Çeşme ilçe merkezinde, deniz kıyısında bulunan bu kervansaray k... devam »

Pollio Su kemerleri - SELÇUK

Ephesosta yapılan kazılar sırasında çeşitli dönemlere ait çeşmeler ile... devam »

Hatuniye Medresesi -(Merkez)

İzmir Anafartalar Caddesinde bulunan bu medreseyi yanındaki cami ile birlikte... devam »

Çukurhan - Bergama

İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bu hanın kitabesi günümüze gelemediği... devam »

Çandarlı Kale Çeşmesi – Çandarlı – DİKİLİ

.. İzmir ili, Dikili İlçesi, Çandarlı Beldesi, Çandarlı Kalesinin heme... devam »

MENEMEN İLÇESİ

Menemen, İzmir ilinin bir ilçesidir. İzmir merkeze (Konak) 33 km. uzaklıktad... devam »

KARAKADI MECDETTİN CAMİ -TİRE

Karakadı Caminin bânisi, Karakadı Mecdettin dir. İpekçiler Mahallesinde bul... devam »

KONAK SAAT KULESİ

İzmir Konak Meydanındaki Saat Kulesi, eski Sarıkışla önünde bulunuyordu.... devam »

Atatürk Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Atatürk Hakkında bilinmesi gereken 30 konu; 1 - ATA LAFINI SEVMEZDİ -Atat... devam »

URLA İLÇESİ

.. Ege Bölgesi'nin tüm özelliklerini taşıyan Urla, İzmir'in batısında... devam »

KİMLERE SELAM VERİLMEZ

1 – Başkalarıyla alay eden kimselere, 2 – Açıktan yalan söyleyen vey... devam »

CENAB-I HAKK’IN HANGİ İSMİNE AYNASINIZ ? ( Eş aile ilişkisi )

Cenab-ı Hakk , insanı güzel isimlerine ayna yapmıştır. Acaba hiç düşün... devam »

Allah’ın 99 ismi Esmâ-i Hüsnâ sırrı

Akademisyenler ve doktorlar bu konuda hemfikir. Mesela sabırsız biri ‘Ya Sab... devam »

SOR BAKALIM

Cumhuriyetin ilanından sonra, İstanbulda bir resepsiyon verilir. Tüm Dünya... devam »

BAL VE TARÇIN

ÖNSÖZ *Bal ve Tarçın karışımının birçok hastalıklara iyi geldiği sa... devam »

ŞADIRVAN CAMİİ -MERKEZ

ADRES: Şadırvanaltı Camii: Ahmet Ağa Mahallesi Şadırvanaltı Mevkii 91... devam »

MANZUM ATA SÖZLERİ - I

Bizden evvel gelmiş ulular pirler, Dinle bak; hisse al, ne söylerler? Her ne... devam »

EN YAŞLI AĞAÇLAR

... Dünya üzerindeki en yaşlı ağaçlar Ağaçlar dünya üzerinde... devam »

SIĞACIK CAMİ - SEFERİHİSAR

İzmir ili, Seferihisar ilçesi, Kaleiçi mevki, Sığacık Mahallesi 31 sokak n... devam »

KANIMIZ

KANIMIZ ve KAN GURUPLARI Tek damlası bile değerli olan,damarlarımızda ta... devam »

HACI SİNAN CAMİ – BAYINDIR

İzmir ili Bayındır ilçesi, Cami mahallesinde bulunan cami Osmanlı dönemi e... devam »

ULU CAMİ - BERGAMA

Adres: Ulu Cami Mahallesi Eski Kozak Caddesi Türkeli Sokak - Bergama - İzm... devam »

ATATÜRK DİYOR Kİ...

Atatürk ün çeşitli zamanlarda söylediği sözleri böyle bir çalışma ile... devam »


Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  Üye Kayıt   |  Üye Giriş   |  İletişim   
Otağ hakkında ansiklopedik bilgi

Otağ: Padişahlara ve beylere mahsus büyük süslü çadıra verilen addır. Farsça çetr. Arapça hayme denilen otağ, Orta Asya Türk devletlerinde bir azamet, Müslüman-Türk devletlerinde ise bayrak ve tuğ ile beraber hâkimiyet alameti olarak telakki edilmiştir. Çin kaynaklarına göre eski Türklerde bayraksız otağ, otağsız bayrak olmazdı. Uygurlarda, hakan çadırlarına “Bayraklı otağ” denilirdi. Bundan, hakanın çadırının aynı zamanda savaş karargâhı olduğu düşünülebilir.
Otağlar renkleriyle de sâhibinin devlet içindeki mertebesini belirtirdi. Göktürk ve Uygur hakanlarının çadırları, “Altın otağ” olarak adlandırılırdı. Otağlar ayrıca üzerlerini örten keçenin rengine göre ak, boz, kızıl, kara gibi isimler de alırlardı. Hakanın hareminin bulunduğu çadır daima beyaz renkli olurdu. Oğuz Hanın çadırı, kaynaklara göre, her direği altın varakla kaplı ve üzeri yâkut, safir, zümrüt ve fîrûze ile süslenmiştir. Otağlar bir ev büyüklüğünde olup, içerisi perdelerle odalara ayrılmıştı ve bir evde bulunması gereken bölümler mevcuttu. Altınordu Devletinde hakana ait çadır, beyaz renkte ve uzaktan bir tepeyi andırırdı. Divan hânesinin zemini ipek halı döşeli ve ortada hâkanın oturacağı kıymetli taşlarla süslü taht bulunurdu.
Türk hâkanlarının çadırları kubbeli olur ve gök kubbenin yeryüzündeki bir modeli olarak telakki edilirdi. Eski Türk devlet teşkilâtına göre, gökkubbe altında devlet, çadır kubbesi altında ise ailenin mahremiyeti bulunurdu. Eskilerden beri halk arasında kullanılan “çadırını başına yıkmak” deyimiyle, devletin veya âilenin yıkılmasının kastedilmesi, çadırın Türk kültüründeki manasını açıklamaktadır.
Hâkan otağı, maiyet otağları ve diğer kişilerin çadırlarının savaş ve sulh zamanında belirli bir kurulma düzeni vardı. Bu düzen asırlarca bozulmadan devam etti. Kırgızlarda, ortaya hâkan çadırı kurulur, etrafı çitle çevrilir ve diğer çadırlar bu çitin dışına kurulurdu. Göktürk ve Uygurlarda ise ortada hâkan çadırı bulunur, diğer çadırlar rütbeye göre çadırın etrafında halka şeklinde dizilirdi.
Otağ-ı hümâyûn ise, Osmanlı Devletinde padişaha mahsus çadırlardır. Çetr-i hümâyûn veya renginden dolayı kızıl çadır olarak da kaynaklarda geçmektedir. Türk sanatının en parlak numunelerinden olan otağ-ı hümayunlar, Orta Asya’dan beri gelen çadır an’anesinin en mükemmel hâlini almış şekilleridir.
Otağ-ı hümâyûn, birbirine geçilebilen birkaç çadırdan meydana gelirdi. Asıl otağ-ı hümâyûn yedi direkli olup, birbirleriyle bağlantılı bu çadırlar grubunun, cepheden üç kubbeli bir görünüşü vardı. Bu üç kubbenin biri padişahın dinlenme ve arz odası olan dîvanhâne, diğeri hamam odası, üçüncü kubbenin altı ise hazîne-i hümâyûnun muhafaza edildiği kısımdı. Otağ-ı hümâyûn, savaş meydanında veya konak yerindeki yerleşmede merkez noktasını teşkil ederdi. Sefer süresinde otağın muhâfazası, sipâhî ve silahtâr bölüklerinin vazifesiydi. Otağ-ı hümâyûnun çevresindeki birinci sırada altı bölük askerlerinin çadırları, ikinci sırada yeniçerilerin çadırları bulunurdu.
Seferde veya pâdişâh başka bir yere gideceği zaman otağ-ı hümâyûn iki takım olarak tertip edilirdi. Pâdişâh bir konak yerindeyken ikinci otağ, bir sonraki konakta hazır edilirdi. Bir sonraki konak yerine hareket eden otağ-ı hümâyûnun bakımı ve muhâfazası sipâhî bölüklerinden bir subayın emri altında yapılırdı.
Otağ-ı hümâyûnun sefere hazırlanması, yeniçeri ağasının kontrolünde, “otakçıbaşı” tarafından yapılırdı. Sefer tuğlarının dikilmesinden sonra rikab ağaları, İstanbul’da bulunan dergahların şeyhleriyle birlikte Sultanahmet meydanındaki çadır mehterleri ocağında bulunan otağ-ı hümâyûnu, duâ ve ilâhîlerle kaldırıp bâbüssaâde önüne getirirler, burada önceden dikilmiş tuğlarla birlikte yine duâ ve tekbirlerle alıp, sayıları 400-700 arasındaki çadır mehterleri alayıyla, sefer Anadolu yönünde ise Üsküdar, Doğancılar meydanına; Avrupa yönünde ise Davutpaşa sahrâsına kurarlardı. Böylelikle bütün İstanbul halkı seferin nereye olduğunu anlardı. Otağın, konak mahallinin en güzel manzaralı yerine kurulmasına itina edilirdi. Yerin seçilmesi, konakçıbaşının vazifesiydi. Konakçıbaşının rütbesi, beylerbeyi, sancak beyi veya kapıcıbaşı pâyesinde idi. Muhârebe meydanına gelindiğinde, otağ-ı hümâyûnun kurulması esnâsında, orduda bulunan toplar ve yeniçerilerin tüfekleriyle üç defa ateş ederek selamlamaları âdetti. Sefer müddetince, mehterhâne tarafından ikindi nevbeti vurulurken, otağın giriş kapısının perdesi açık tutulur. Burada konakçı ve otakçı nöbet tutarlardı ve nevbet vurulması bittikten sonra mehterhânenin yaptığı duaya katılırlardı.
Pâdişâh otağları pamuk ipliğinden dokunmuş kumaşlarla yapılır ve kırmızı renkte olurdu. Şehzade, vezir ve beylerbeyleri de kırmızı çadır kurabilirlerdi. Ancak, esas kırmızı çadır pâdişâhlara mahsustu.
Nemçe (Avusturya) Seferi esnâsında Kânûnî Sultan Süleyman’ın çadırı kaynaklarda şöyle tasvir edilir: “Çeşit çeşit boyalarla sanatkârane bir tarzda nakışlarla süslenmiş, yüksek divanhâneli çadırlardan meydana gelmiş otağın zemini, o zamana kadar görülmemiş tarzda dokunmuş ipek halılar ve kilimlerle döşenmişti.”
Pâdişâhlar sefere bizzât gitmezlerse otağlarını, sefere memur olan serdâr-ı ekreme verirlerdi. Zigetvar Seferi esnâsında Kânûnî Sultan Süleyman’ın otağı olan çadır, Sultan Üçüncü Murâd tarafından sefere giden sadrazam ve serdâr-ı ekrem Sinan Paşaya verilmiş, daha sonra da aynı otağ Satırcı Mehmed Paşa tarafından Macaristan Seferi esnâsında kullanılmıştı.
Otağ-ı hümâyûnların dikilmesi ise otağ-geren-ı hassa denilen sanatkârların vazifesiydi. Bunlar, dört bölük olan çadır mehterlerinden ayrı yedi kişiydiler. Ayrıca hayme-dûzân (çadır dikiciler), nakış-dûzân (nakışçılar) gibi sanatkârlar da otağ imalinde çalışırlardı.

Otağ: Türk, Altay ve Moğol halk kültüründe Hakan Çadırıdır. Büyük ve görkemli çadıra verilen addır. Otak (Otav) veya Otu (Otuv) da denir. Moğollar ise Macan (Majkan, Mayhan, Mayıkan) derler. Çadırdan farkı, yuvarlak ve süslü olmasıdır. Osmanlı’da Padişah çadırlarına bu ad verilmiştir. Yeryüzü büyük bir otağa benzetilir. Yaşam Ağacı ise onun ortasındaki direktir. Türk kültüründe çadır önemli bir yere sahiptir. Kırgızlar Bozuy derler. Farklı renklerdeki çadırlar farklı anlamlara gelir. Ak Otağ, Kara Otağ, Kızıl Otağ, Sarı Otağ gibi… Oğuz Han ölüp de yerine oğlu Gün Han tahta çıkınca kendi Altın Otağ kurdurur. Kendi otağının sağ yanına altı, sol yanına da altı çadır kurdurur. Sağ tarafa 40 kulaçlık bir direk diktirip başına altın bir tavuk koydurur, dibine ak bir koyun bağlatır. Sol yanına da 40 kulaç bir direk diktirip onun üzerine de gümüş bir tavuk koydurur, dibine kara bir koyun bağlatır. Koyun güç simgesidir. Bu bağlamda Türk yurdu ve devleti üç boyutludur. Doğu-Batı (Sağ-Sol), Kuzey-Güney ve Gök-Yer.

Akça Otağ: Kağan (Hakan) Çadırıdır. Korkut Ata öykülerinde Han’ların verdikleri şölenlerde, erkek çocuğu olanların oturduğu çadırdır.
Gökçe Otağ: Kam Çadırıdır. Şamanlar, din adamları veya bilge Kocalar ayrı bir öneme sahip olup mavi renkli çadırda otururlar.
Boz Otağ: Han Çadırıdır. Hanların seviyesi Hakana göre biraz daha düşük olduğu için biraz daha düşük bir statüyü ifade eder. Ayrıca vezirlerin çadırı da boz renklidir.
Kızıl Otağ: Yüksek rütbeli ve saygın konumlu Devlet görevlilerinin otağıdır. Han’ların verdikleri şölenlerde, kız çocuğu olanların oturduğu çadırdır.
Sarı Otağ: Düşük rütbeli Devlet görevlilerinin otağıdır. Han’ların verdikleri şölenlerde, kız çocuğu olanların oturduğu çadırdır.
Kara Otağ: Soylu olmayan, sıradan halkın içinden çıkan ama sonradan mevki edinen Han’ların otağıdır. Ayrıca Han’ların verdikleri şölenlerde, çocuğu olmayanların oturduğu çadırdır.
Yeşil Otağ: Din adamlarının çadırıdır. İslam dininin etkisiyle ortaya çıkmış olması muhtemeldir.
Otağ, Türk kültüründe önemli yer tutan büyük ve süslü geçici konaktır. Genellikle sefere çıkan kağanların konaklamak için ovaya kurdurduğu kurma evlerin bütününe verilen isimdir.
Otak ve çadır asla karıştırılmamalıdır. Çadır Öz Türkçede 'şemsiye' anlamına gelir. Otak ise normal bir çadırdan kat kat daha kompleks, sağlam ve gelişmiştir.